Yaşam

Deprem bölgesinde arkeoloji raporu: Uydularla ölçülen tarihi hasar

ANTALYA- Çin, Almanya ve İtalya uzay ajansları, deprem bölgesinin görüntülerini ücretsiz olarak erişime açtı. Depremin ardından 11 ilde ve Sivas’ın Gürün ilçesinde kültür varlıklarında meydana gelen hasarın tespiti için Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu ve Doç. Dr. Nusret Demir’in çabalarıyla gönüllü bir grup kurularak yeni bir proje başlatıldı. Uydu görüntülerinin tek tek incelendiği projede yer alan gönüllüler, yüksek çözünürlüklü uydu verilerini bölgeden slayt ve fotoğraflarla karşılaştırarak arkeolojik sit alanları ve kültür varlıklarına verilen zararın boyutunu belirledi.

ÜÇ BOYUTLU HASAR DEĞERLENDİRMESİ

Deprem anında ve sonrasında Türkiye üzerinden geçen Çin, Alman ve İtalyan uydularının yüksek çözünürlüklü fotoğrafları ücretsiz olarak kullanıma sunduğunu söyleyen Nusret Demir, “Bu çalışmada uzaktan algılama yöntemlerini kullanıyoruz. Uzayda çeşitli ülkeler için radar uyduları bulunmaktadır. Bu uydular her türlü hava koşulunda görev yapabilmektedir. Bulutların içinden geçebilen radar sinyalleri ile çalışan bu uydulardan iki tür görüntü sağlayabiliriz. Birincisi beyin sarsıntısının şiddetinin görüntüleri, ikincisi ise evresini ölçebildiğimiz bilgisi. Şiddet bilgisinden binaların yıkılıp yıkılmadığına bakıyoruz. Aşamadan, üç boyutlu yapısal değişim hakkında bilgi alıyoruz. Deprem öncesi ve sonrası gelen bilgileri karşılaştırıyoruz” dedi.

BİR FOTOĞRAF 7 BİN EURO

Çin Ulusal Uzay İdaresi ile Avrupa Uzay Ajansı’na bağlı Alman Uzay Ajansı ve İtalyan Uzay Ajansı’nın kendilerine uydu görüntüleri gönderdiğini anlatan Demir, “Bu görüntülerle İskenderun sahilinde çökmelerin olduğunu tespit ettik. Tek tek binalara kadar inebileceğimiz milimetrik çözünürlüklü bu uydu fotoğrafı normalde çok pahalı. 2014 yılında bir fotoğrafa 7 bin euro ödedik. Afet nedeniyle bu görüntüler ücretsiz olarak bizimle paylaşılıyor.”

UYDU GÖRÜNTÜLERİNE ULAŞILDI

Nusret Demir, dijital arkeoloji konusunda da çalıştığını ve Arkeolog Çiler Çilingiroğlu ile birlikte kültürel mirasa verilen zararların tespiti için harekete geçtiğini belirterek, “Aynı zamanda Uluslararası Fotogrametri Birliği’nin Radar çalışmaları kümesi eş başkanıyım. . Bu uluslararası temsil misyonu nedeniyle Çin, tüm bilgilerini bana teslim etti. Bunlar radar ve optik manzaralardır. Alman Uzay Ajansı’ndan 40 görüntü daha Avrupa Uzay Ajansı’na gelecek. İtalyan Uzay Ajansı’nın bilgilerine de ulaştı. Bu faz farkından, kültürel mirasın yerinde hareketliliğini ve yıkılmayan binaların hasarlarını görebileceğiz. Bu kültürel mirası sahada tek tek inceleyerek tek ve hızlı bir şekilde ölçemeyiz. Uydu görüntüleri bu tespiti hızlı bir şekilde yapma imkanı sağlıyor.”

prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu

KÜLTÜR VARLIKLARI RAPORU

Çiler Çilingiroğlu, gönüllülerin çabalarıyla deprem bölgesindeki 1652 kültür varlığının koordinat bilgilerini derlediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Kültürel varlıkları ve ören yerlerini Yapay Açıklıklı Radar İnterferometri (InSAR) analizine tabi tutuyoruz ve bunları yeryüzünde meydana gelen deformasyon bilgileriyle birlikte işleyebiliyoruz. Böylece kültür ve tarih varlıklarımızın mevcut durumlarını kayıt altına alırken, zarar görme riski taşıyan, öncelikli koruma gerektiren veya acilen onarılması gereken varlıklar hakkında da rapor hazırlama imkanına sahip olacağız. Aynı zamanda bölgeden teyit edilen hasar verilerini de haritalara entegre etmeye başladık. Böylece uzaktan algılama ile saha verileri birbiriyle kıyaslanabilir.”

SAHADAN BİLGİ GİRME

Çilingiroğlu, arkeolojik alanların ve kültür varlıklarının eski koordinatlarını uydulardan alınan yüksek çözünürlüklü görüntülerle eşleştirerek hasarın boyutunu kaydettikten sonra raporlama aşamasına geldiklerini bildirdi.

“Bu çalışmayı mümkün kılan, çok sayıda öğrenciden oluşan gönüllülerin koşulsuz desteği ve uydu bilgilerinin uluslararası kuruluşlar tarafından ücretsiz olarak CC BY-NC lisansı ile kamunun kullanımına sunulmasıdır. Sonuçları openstreetmap.org üzerinden açık erişim olarak paylaşarak, kamuoyuna ve bilim dünyasına koşulsuz bilgi akışı sağlamaya çalışıyoruz. Bu orta boşluktan gelecek tüm bilgileri elimizden geldiğince düzenliyoruz. Bu altyapı sayesinde kültür varlıklarının ve tarihi eserlerin ne kadar risk altında olduğunu, hem bugün hem de gelecek için neler yapılması gerektiğini öğrenebiliyoruz. Önce hangileri korunmalı, hangileri restore edilmeli ve nasıl? Raporumuz bu sorulara cevap verecektir. Kamu kurumları ve bilim insanları tarafından kullanılabilecek bu rapor ile ileriye dönük öngörülerde bulunabilecekler.”

Antep Kalesi depremde hasar gördü

ARKEOLOJİDE ÖRNEĞİ YOK

Depremin yaralarını sarmak için ülke çapındaki seferberliğe kendi alanlarında katkı sağlamak amacıyla yola çıktıklarını belirten Çilingiroğlu, “Yaptığımız bu işi, depremzedelerin kurtarılmasıyla asla aynı yere koyamam. deprem bölgesi. Kültür varlıklarımıza da sahip çıkıyoruz. Sallantılı bölgede olmazdık ama boşta kalmak da istemezdik. Nasıl ki jeoloji mühendisleri, inşaat mühendisleri, mimarlar, hukukçular, hekimler kendi alanlarında bir şeyler yapmak istiyorsa biz de kendi alanımızda bir şeyler yaptık. Bu çalışmanın arkeolojide başka bir örneği yoktur. Çalışmak isteyen öğrenciler de çok şey öğrendiler.”

GÖNÜLLÜ GRUP ÇALIŞIYOR

Melahat Gülümhan Tunger, Hakan Yıldız, İbrahim Arslan, Tekçe Göksel, Değer Karaca, Cemile Karaca, Berfin Çetin, Berat Karadeniz, Serkan Bulut, Rahmi Serhat Kemer, Seda Kurum, Büşra Kayık, Elif Koparal, Selin Gür , Yasemin İyitürk, Sevda Aybüke Kızıltunç , İzgen Leyla Tancuay, Gizem Yeşiloğlu, Cengiz Gürbıyık, Özden Soydaş, Başak Akan, Gökçe Oruç, Hayal Atan, İnci Deniz Özdemir, Yasemin Çalış, Buket Çavuş, Pınar Nimetoğlu, Ezgi Sayın, Mehtap Melek Akdoğan, Ekmel Işık Doğan ve A. Tabiat Aydın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu